İsim, Şehir, Hayvan – Yılmaz Özdil

İsim, Şehir, Hayvan – Yılmaz Özdil

Bir İgnliiz üvinersitesinde ypalın arşaıtramya gröe, klemileirn hrflareinin hnagi srıdaa yzaldıklarıı ömneli dğeliimş asılnda… 

Öenmli oaln, briinci ve sonncuu herflarin yrenide olamsımyış… Çnküü, kleimleri hraf hraf dğeil, btüün oalark oykuormuşsz… Ardakai hraflrein sırsaı kıraşık da osla düüzgn ouknuyormuş.

Trüban bduur.

Tartıışlan mselee ne oulrsa olusn, bşınaa ve sounna “trüban” koyğduunda, aarda ypılaan yaınlşları görmeszin… 

Yaınlşları düüzgn gbii oukmyaa, düüzgn gbii anlmaaya bşlarsaın.

Sbaah klkaarsın trüban konşuuursn, aşkam yaatrsın trüban konşuuursn.

Kaafn alalk blulak oulr ama…
Akılnda bi tek trüban klaır!

Türkçe
476 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 20 cm 
İstanbul, 2011
ISBN : 9786050900569 

19 Mayis
– Yav birak Mustafa Abi yaa, sen mi kurtarican memleketi Allah askina!
– Ama isgal zirhlilari…
– Bosver simdi sen isgal zirhlilarini filan… Gun gelir, memleketin malini mulkunu tapusuyla Ingiliz’e satar bunlar.
– Yok canim!
– Yeminle soyluyorum, Ingiliz vatandasi bakan bile getirip koyarlarsa sasma.
– Ama ahval ve serait…
– Guzel abim yaranamazsin… Bak simdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savas, bogus, kendimizi paralayacagiz, diyelim
becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tuy bitecek, sonra sen kahirdan olucen, once biraz agliycaklar, sonra gene “Son Osmanli
Padisahi” diye pankart acacaklar, mezarinda donucen.
– Saltanat kalsin diyosun yani…
– Alismadik kicta don durmaz abi, egemenlik megemenlik verecegine, iki cuval komur ver, daha iyi… Aha buraya yaziyorum, acliktan
nefesleri kokarken padisahlarina saltanat ucaklari alirlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, soylemedi deme.
– Efkarlandim be…
– Yakma o cigarayi gozunu seveyim, yarin obur gun belgesel ayaklariyla film milm yaparlar, kes gibi gosterirler seni haberin olsun.
– Hal caresi nedir peki?
– Al padisahin kizini, yirtalim.
– Millet ne olacak?
– Onlar da ulemaya sorsun artik ne olacaklarini, bize ne, kendi dusen aglamaz.
– Laik olmasinlar mi, birey olmasinlar mi, kendi lisanlari olmasin mi, sihlara seyhlere mi birakalim kaderlerini?
– Bak ne guzel soyluyorsun, kader der gecerler, takalim takkemizi bakalim dalgamiza, is cikarma basimiza…
– Iyi de, yazik olmaz mi?
– Asil bu yaptigini yaparsan yazik olur… Bazilari sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yasatmaya kalkacak, hayatlari kayacak,
evleri basilacak, iceri tikilacaklar, kimine sacini ortmedigi icin fahise diyecekler, kimine milletin malini Arap’a satmayin dedigi icin
komunist diyecekler, kimine “Ne mutlu Turk’um diyene” dedigi icin fasist diyecekler, darbeci diyecekler, irkci diyecekler… Yorma ahaliyi,
kula kulluk edelim, rahat edelim.
– Yok arkadas, ben bi deniycem.

– E sen bilirsin.

                                                         

                                                       

Yazar: Root

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.